top of page

İrade ve Zihnin Merkez Oluşu

İrade ve Zihnin Merkez Oluşu
00:00 / 01:04

İnsan hayatında “irade” olarak adlandırılan güç çoğu zaman insanın bilinçli seçim yapabilme kapasitesi olarak görülür. İnsan bir şey yapmaya karar verir, bir şeyi tercih eder ya da bir davranışı gerçekleştirmeye yönelir. Bu nedenle irade çoğu zaman karar verme ve yönlendirme gücü olarak düşünülür.

Sizin kurduğunuz akış – fenomen – zihin – bilinç modeline göre irade çoğu zaman zihnin merkezde olduğu konumda ortaya çıkar. Çünkü irade çoğu zaman zihnin yaptığı bir değerlendirme sonucunda ortaya çıkar.

Zihin geçmiş deneyimleri hatırlar, geleceğe dair sonuçları düşünür ve çeşitli seçenekler arasında bir karşılaştırma yapar. Bu karşılaştırma sürecinde zihin “şunu yapmalıyım”, “bunu yapmamalıyım” gibi kararlar üretir. İşte bu karar üretme süreci çoğu zaman irade olarak deneyimlenir.

Bu nedenle denebilir ki irade çoğu zaman zihinsel konumun bir fonksiyonudur. Çünkü irade ortaya çıkabilmesi için:

• seçeneklerin düşünülmesi,

• sonuçların değerlendirilmesi,

• bir tercih yapılması gerekir.

Bu süreçlerin hepsi zihnin zamansal düşünme biçimi içinde gerçekleşir.

Buna karşılık bilinç tanıklık konumunda olduğunda zihin merkez değildir. Bu durumda hayat yine devam eder, eylemler ortaya çıkar, fakat bu eylemler çoğu zaman bir zihinsel zorlamadan değil akışın kendiliğinden hareketinden doğar.

Bu yüzden iki farklı eylem biçiminden söz edilebilir:

• Zihinsel konumda: eylem çoğu zaman irade ile başlar.

• Tanıklık konumunda: eylem çoğu zaman akışın kendiliğinden doğan hareketi olarak görülür.

Bu nedenle sizin modeliniz açısından şöyle denebilir:

İrade çoğu zaman zihnin merkez olduğu konumda ortaya çıkar.

Tanıklıkta ise eylem çoğu zaman akışın doğal hareketi olarak görülür.

Kısaca:

Zihin karar verir.

Akış eylemi doğurur.

Bilinç tanıklık eder.

Bu bakış açısından insanın irade olarak deneyimlediği birçok şey aslında zihnin değerlendirme ve seçim mekanizmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Mahmut Turut 2026

bottom of page