Kader ve Bilincin Konumu

Kader, bilincin konumuyla alakalıdır.
Kader, olayların önceden yazılmış olması değildir.
Kader, başa gelenlerin kaçınılmazlığı da değildir.
Kader, bilincin nereden baktığıyla ilgilidir.
Bilinç parçada durduğunda,
olanlar kişiye dışarıdan gelen gibi görünür.
Bu bakışta:
• Tesadüf vardır,
• Haksızlık hissi vardır,
• “Neden ben?” sorusu vardır.
Bu durumda kader,
kişinin taşıdığı bir yük gibi algılanır.
Oysa bilinç bütünde durduğunda,
olanlar akışın içinden görülür.
Bu bakışta:
• Tesadüf yoktur,
• Yerindelik vardır,
• “Olan, olması gerektiği gibi” hissi vardır.
Bu noktada kader,
bir yazgı değil,
akışın fark edilmesi olur.
Aynı olay:
• Parçalı bilinçte kader gibi ağırdır,
• Bütünsel bilinçte anlamlıdır.
Çünkü kader değişmemiştir;
bilincin konumu değişmiştir.
Kader,
olayların dizilimi değil,
bilincin bu dizilimle nasıl ilişki kurduğudur.
Bu yüzden metafizik olarak şunu söylemek yerindedir:
Kader, bilincin parçada mı
yoksa bütünde mi durduğuna göre
ya yük olur
ya da anlam.
Bilinç akışta olduğunda,
kader taşınmaz.
Kader yaşanır.
Ve yaşanan kader için
artık direnç yoktur;
yalnızca yerindelik vardır.
Mahmut Turut
2025