Kavram Bilgisi, Mantıksal Bilgi ve Kendini Bilme

İnsan farklı sorular sorarak farklı türde bilgiler edinir. Bir şeyin ne olduğunu bilmek başka, şeyler arasındaki ilişkiyi bilmek başka, insanın kendi iç işleyişini bilmesi ise daha başka bir alandır. Bu yüzden kavram bilgisi, mantıksal bilgi ve kendini bilme birbirinden ayrılmalıdır.
Kavram bilgisi, en çok “Bu nedir?” sorusuna dayanır. İnsan bir nesneye, bir duruma ya da bir yaşantıya bakar ve onun ne olduğunu belirler. “Bu masa”, “bu korku”, “bu sevinç” dediğinde, görülen ya da yaşanan şeyi bir kavram içine yerleştirmiş olur. Burada bilgi, bir şeyin ne olduğuna ilişkindir.
Mantıksal bilgi ise daha çok “Bu bundan çıkar mı?”, “Bu doğruysa şu da doğru olur mu?”, “Burada çelişki var mı?” gibi sorulara dayanır. Yani mantıksal bilgi, bir şeyin ne olduğunu bilmekten çok, bilgiler arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiden çıkan sonucu bilmektir. “Bütün insanlar ölümlüdür” ve “Sokrates insandır” dediğimizde, mantıksal soru şudur: “Bundan ne çıkar?” Cevap: “Sokrates ölümlüdür.”
Kendini bilme ise en çok “Ben nasıl yaşıyorum?”, “Ben neye neden böyle tepki veriyorum?”, “Bende sürekli tekrar eden eğilimler neler?” gibi sorulara dayanır. Burada insan dış dünyadaki bir nesneyi değil, kendi iç işleyişini konu edinir. Korkusunu, öfkesini, beklentisini, savunmasını, alışkanlığını ve yönelimini fark etmeye başlar. “Eleştirilince hemen savunmaya geçiyorum” ya da “Kaybetme korkum güçlü” demek, kendini bilmenin alanına girer.
Bu yüzden üç bilgi türü üç farklı soruya dayanır. Kavram bilgisi, “Bu nedir?” sorusunun bilgisidir. Mantıksal bilgi, “Bu bundan çıkar mı?” sorusunun bilgisidir. Kendini bilme ise, “Ben nasıl işliyorum, neyi neden yaşıyorum?” sorusunun bilgisidir.
Kısacası insan yalnızca dış dünyayı tanımaz; ilişkileri de kavrar, kendisini de bilebilir. Bu nedenle gerçek bilgi, sadece nesneyi bilmekten değil, ilişkiyi ve kendini de bilmekten oluşur.
Mahmut Turut