top of page

Müdahale, Yük ve Akış

Müdahale, Yük ve Akış
00:00 / 01:04

Akış, pasiflik değildir. Akış, olan karşısında edilgen kalmak da değildir. Akış; yük üretmeden yaşamaktır. Bir iş verilir. Bir süre belirlenir. Zaman geçer ve iş tamamlanmaz. Bu noktada olayın kendisi henüz yük değildir. Yük, bu gecikmeyle bilincin ne yaptığıyla oluşur. Eğer bilinç; “böyle olmamalıydı” der,  gecikmeyi kişiselleştirir,  öfke, hayal kırıklığı ya da kontrol ihtiyacı üretirse, iş, bir olay olmaktan çıkar ve yük hâline gelir. Bu durumda yükü taşıyan iş değildir; yükü taşıyan bilinçtir.


 Müdahale burada devreye girer. Ancak bu müdahale, akışı bozan bir zorlamadan değil, yük oluşumunu fark eden bir bilinçten doğuyorsa akışa aykırı değildir. Aksine, yük oluşmasını engelleyen müdahale akışın kendisidir. Çünkü bu müdahale;  sonucu değil süreci düzenler,  öfkeyi değil netliği içerir,  kontrolü değil uyumu hedefler. İşin hatırlatılması, sürenin netleştirilmesi, sorumluluğun yeniden tanımlanması yükten kaçmak değil; yük doğmasını önlemektir.


Akış, her şeye izin vermek değildir. Akış, her şeyi taşımamak demektir. Yük oluştuğunda bilinç parçada kalır. Yük engellendiğinde bilinç seyreder. Bu yüzden bazı durumlarda müdahale etmemek değil, zamanında müdahale etmek akışı yaşamaktır.


Akış; olanı yok saymak değil, olana yük eklememektir. Akış, yükün engellenmesidir.


Mahmut Turut  2026

bottom of page