top of page

Mükemmeliyetçilik: Zihnin Ürettiği “Olması Gereken”

Mükemmeliyetçilik: Zihnin Ürettiği “Olması Gereken”
00:00 / 01:04

Mükemmeliyetçilik çoğu zaman insanın yaptığı işten değil, zihnin oluşturduğu ölçülerden doğar. Hayatta önce olan vardır. Bir iş yapılır, bir sonuç ortaya çıkar, bir durum gerçekleşir. Bu yaşananlar varoluşun akışı içinde ortaya çıkan fenomenlerdir.

Fakat insan zihni çoğu zaman olanı olduğu gibi bırakmaz. Zihin bir işin nasıl olması gerektiğine dair ölçüler üretir. Daha iyi, daha kusursuz, daha eksiksiz bir sonuç hayal eder. Böylece zihinde güçlü bir “olması gereken” fikri ortaya çıkar.

Bu noktada yaşanan durum ile zihnin kurduğu ideal durum arasında bir fark oluşabilir. İşte bu fark çatışmayı doğurur. Zihin olanı yeterli görmez ve sürekli daha mükemmel bir sonuca ulaşmaya çalışır. Bu çaba dışarıdan bakıldığında bazen başarı, disiplin veya yüksek performans gibi görünebilir.

Fakat bu durumun arkasında çoğu zaman bir gerilim bulunur. Çünkü zihin belirlediği ölçüyü sürekli korumaya çalışır. Olan ile zihnin kurduğu ideal arasında mesafe oluştuğunda insan kendini eksik, yetersiz veya huzursuz hissedebilir. Bu nedenle mükemmeliyetçilik çoğu zaman zihnin ürettiği bir yük haline gelebilir.

Bu açıdan bakıldığında mükemmeliyetçilik yalnızca bir çalışma biçimi değildir; aynı zamanda zihnin merkezde olduğunu gösteren bir işarettir. Çünkü zihin olayları olduğu gibi görmek yerine onları sürekli kendi ölçüsüyle karşılaştırır.

Bu yüzden şöyle denebilir:

Mükemmeliyetçilik, zihnin ürettiği bir “olması gereken” düşüncesidir.

Olan ile bu ideal durum arasındaki çatışma gerilim doğurur ve yük oluşturur.

Dışarıdan bakıldığında bu durum bazen başarı gibi görünse de, çoğu zaman zihnin merkezde olduğunu ve insanın yaşadığı durumu sürekli zihinsel ölçülerle değerlendirdiğini gösterir. Bilinç fenomeni olduğu gibi gördüğünde ise bu tür zorlayıcı ölçüler çoğu zaman gücünü kaybeder ve yerini daha doğal bir akışa bırakabilir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page