top of page

Olanı Görmek ve Farkındalık

Olanı görmek farkındalıktır.

Farkındalık, yeni bir şey kazanmak değildir; zaten var olanın, olduğu gibi görünür hâle gelmesidir. Bu nedenle farkındalık bütündür. Çünkü bütünde ek yoktur, çıkarım yoktur, yorum yoktur. Olan neyse odur.

Bilinç, olana bir şey yüklediğinde parça oluşur. Yorum, anlamlandırma, değerlendirme ve zamanlama bilincin olana eklediği yüklerdir. Bu yükler arttıkça, görülen şey olan olmaktan çıkar; bilincin ürettiği bir anlatıya dönüşür. İşte bu noktada bütün bozulur ve parça ortaya çıkar.

Parça, olanın kendisi değildir. Parça, bilincin olana eklediği yüklerin toplamıdır. Bu yüzden parça daima zamansaldır, taşınır ve ağırlık oluşturur. Bütün ise zamansızdır; taşınmaz, sadece görülür.

Farkındalıkta bilinç aradan çekilir. Araya giren düşünce, yorum ve yargı düştüğünde ayırma da sona erer. Ayırma bittiğinde parça ortadan kalkar. Geriye kalan, baştan beri var olan olandır. Olan, yeniden bütün olmaz; zaten bütündür. Sadece üzerindeki yükler düşer.

Bu nedenle farkındalık bir çaba değildir. Bir müdahale değildir. Bir teknik ya da yöntem hiç değildir. Farkındalık, bilincin olana yüklemeyi bırakmasıdır. Yük kalktığında seyir başlar. Seyir başladığında hayat doğrudan yaşanır; anlatıya dönüşmez.

Bilinç olana yük taşıdığı sürece yaşam ağırlaşır. Bilinç olana yük yüklemediğinde ise hayat hafifler; çünkü artık taşınan bir şey yoktur. Görülen vardır. Görülen ise zaten yeterlidir.

Olanı görmek farkındalıktır.

Farkındalık bütündür.

Bilincin olana yükledikleri ise parçadır.

Mahmut Turut-2026

bottom of page