Olan ve Bütün

Olan bütündür.
Olan, parçaların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir toplam değildir. Parça, bilincin ayırmasıyla ortaya çıkar. Ayırma düştüğünde, parça da düşer. Geriye kalan, zaten bütündür.
Bütün, sonradan kavranan ya da geniş bir bakışla ulaşılan bir şey değildir. Bütün, yalnızca fark edilendir. Çünkü farkındalıkta ayıklama yoktur. Seçme, dışarıda bırakma, önceliklendirme yoktur. Bu nedenle fark edilen şey, eksiksiz olarak belirir.
Olanın fark edilmesi, ona bir şey eklemek değildir.
Olanın fark edilmesi, onu olduğu hâliyle bırakmaktır. Düzeltme isteği, yorum, anlam yükleme ve sahiplenme düştüğünde, olan kendi bütünlüğü içinde görünür hâlde kalır.
Bu yüzden bütün, görülen bir nesne değildir.
Bütün, bakışın geri çekildiği yerde kendiliğinden ortaya çıkar. Bir özne tarafından seyredilmez; seyreden düştüğünde görünür olur.
Farkındalık bir eylem değildir.
Bir başarı, bir kazanım ya da bir bilinç genişlemesi değildir. Farkındalık, araya girenin çekilmesidir. Araya giren çekildiğinde, olan zaten bütün olarak kalır.
Olan bütündür.
Ve bütün, fark edilendir.
Mahmut Turut-2026