Olan ve Olması Gereken

Hayatta ortaya çıkan her şey akışın içindedir. Olan şey, hayatın doğal hareketi içinde ortaya çıkar ve bir fenomen olarak yaşanır. Akış herhangi bir ölçü üretmez; yalnızca olanı ortaya çıkarır.
Fakat zihin devreye girdiğinde durum değişir. Zihin akışın içinde ortaya çıkan olayların üzerine ölçüler koyar ve “olması gereken” düşüncesini üretir. Böylece hayat yalnızca yaşanan bir akış olmaktan çıkar, zihnin kurduğu beklentilerle değerlendirilmeye başlanır.
Bu noktada bilincin konumu belirleyici hâle gelir. Eğer bilinç zamansızlık konumundaysa insan akışa itibar eder. Olan şey olduğu gibi görülür ve hayat fenomenler üzerinden anlaşılır.
Fakat bilinç zamanda olduğunda insan zihne itibar etmeye başlar. Zihnin ürettiği “olması gereken” düşünceleri gerçeklik gibi yaşanır. Olan ile olması gereken karşı karşıya geldiğinde ise çatışma ve yük ortaya çıkar.
Bu nedenle denebilir ki:
Olan akıştadır, olması gereken zihindedir.
Bilinç zamansızlıkta ise akışa itibar eder;
bilinç zamanda ise zihne itibar eder.
Mahmut Turut 2026