Sevgi Özgürdür, Sahiplenme Yük Üretir

İnsan hayatında sevgi doğal olarak ortaya çıkan bir duygudur. Bir insanla karşılaşılır, yakınlık oluşur ve kalpte bir sıcaklık belirir. Bu duygu akışın içinde ortaya çıkan bir fenomendir. Sevgi yaşanır ve hayatın doğal akışı içinde var olur.
Bilinç yerinde olduğunda sevgi yalnızca yaşanan bir duygudur. İnsan birini sevebilir, onunla birlikte olabilir ve bu duyguyu yaşayabilir. Fakat bu durumda sevgi kimliğe bağlanmaz. Sevgi sahiplenilmez, korunması gereken bir şey hâline getirilmez.
Bu nedenle sevgi yük değildir.
Fakat zihin merkez hâline geldiğinde sevginin doğası değişmeye başlar. Zihin sevgiye sahiplik ekler. “O benim”, “beni hep sevmeli”, “beni terk etmemeli” gibi düşünceler ortaya çıkar. Sevgi artık yalnızca bir duygu olmaktan çıkar ve kimliğin parçası hâline gelir.
İşte bu noktada sahiplenme ortaya çıkar.
Sahiplenmenin olduğu yerde beklenti doğar. Beklentinin olduğu yerde korku ortaya çıkar. Korku ise kıskançlığı ve çatışmayı doğurur. Böylece sevgi üzerinden bir yük oluşur.
Bu nedenle sorun sevgi değildir.
Sorun sevginin zihnin sahiplenmesine dönüşmesidir.
Bilinç yerinde olduğunda insan sevginin ortaya çıktığını ve zihnin ona sahiplik eklediğini görebilir. Bu farkındalık ortaya çıktığında sevgi fenomen olarak kalır ve yük oluşmaz.
Bu nedenle denebilir ki:
Sevgi özgürdür,
sahiplenme ise yük üretir.
Mahmut Turut 2026