Stres Bilincin Konumundan Doğar

Stres, yaşanan olayların büyüklüğünden değil; bilincin kendi bakış yerini bilmemesinden doğar. İnsan hayatında karşılaştığı durumlar tek başına stres üretmez. Stresin kaynağı, bu durumların nasıl görüldüğüdür. Bilincin bulunduğu konum, yaşanan her şeyi belirler.
Bilincin iki temel konumu vardır. Bütünden bakışta, olan olduğu gibi görülür. Çelişki yoktur, yük oluşmaz ve seyir vardır. Parçadan bakışta ise bilinç özdeşleşir. Olan, “olması gereken”e göre değerlendirilir. Geçmiş taşınır, gelecek kontrol edilmek istenir ve akış düzeltilmeye çalışılır. İşte bu noktada yük oluşur.
Stres, bu yükün bedensel ve zihinsel yansımasıdır. Aslında stres bir hastalık ya da arıza değildir; bilincin parça ile özdeşleşmesi sonucu akışı taşımaya başlamasıdır. Bu yüzden stres, psikolojik bir bozukluktan çok, bilincin kendi yerini unutmasının bir sonucudur.
Bilinç konumunu bilmediğinde, yaşanan olaylar birer yüke dönüşür ve stres ortaya çıkar. Fakat bilinç kendi yerini hatırladığında, aynı olay bir oluş olarak görülür. Oluş görüldüğünde yük çözülür ve stres kendiliğinden ortadan kalkar.
Bu nedenle stres, çözülmesi gereken bir problem değildir. Stres, bilincin yerine dönmesiyle kendiliğinden kaybolan bir belirtidir.
Mahmut Turut – 2025