Taşıma ve Değerin Birlikteliği

Taşıma yoksa, değer de yoktur.
Değer, bilincin yükle kurduğu ilişkinin ürünüdür. Bilinç fenomenler arasında durduğunda, olanı taşımaya başlar. Taşıma başladığı anda yön, düzen ve dayanak ihtiyacı doğar. Değerler bu ihtiyacın cevabıdır. İnanç, ahlak, amaç ve idealler; yükün dağılmasını engeller, ağırlığı düzenler ve yaşanabilir hâle getirir.
Bu nedenle değer, taşımanın olmadığı yerde ortaya çıkmaz. Yük yoksa, onu düzenleyecek bir değere de ihtiyaç kalmaz. Değer, yükle birlikte var olur; yükle birlikte anlam kazanır. Taşıma sona erdiğinde, değer kendiliğinden geri çekilir.
Bilinç bütünde durduğunda, taşıma yoktur. Olan, bütünün zamandaki açılımı olarak seyreder. Burada “nasıl yaşamalıyım?” sorusu doğmaz. Çünkü yaşanan bir yük değil, doğrudan bir oluş hâlidir. Bu yüzden değerler yanlışlanmaz; gereksizleşir. Değerin geri çekilmesi, bir kayıp değil; işlevin tamamlanmasıdır.
Bu noktada değerleri terk etmekten söz edilemez. Ortada terk edilecek bir şey yoktur. Değer, sadece iş gördüğü zeminde vardır. Zemin değiştiğinde, değer de sessizce çekilir.
Bu yüzden taşıma ile değer ayrılmaz bir ikilidir.
Taşıma varsa, değer vardır.
Taşıma yoksa, değer de yoktur.
Seyir, değerin ötesi değil;
değerin artık ihtiyaç olmadığı yerdir.
Mahmut Turut
2026