top of page

Tolerans, İhtiyaç ve Farkındalık

Tolerans, İhtiyaç ve Farkındalık
00:00 / 01:04

İnsan çoğu zaman şunu ölçü alır: “Bunu yedim, rahatsız olmadım.” Bu doğru gibi görünür. Ama tam doğru değildir.


Çünkü bedenin tolere etmesi, ihtiyaç duyduğu anlamına gelmez. Tolerans, bedenin katlanma gücüdür. İhtiyaç ise bedenin gerçekten istediğidir. İnsan bu ikisini karıştırdığında, yediğini doğru sandığı halde bedenine yük oluşturabilir.  Bir öğün yenir. Ağırlık yoktur, ağrı yoktur, rahatsızlık yoktur. İnsan der ki: “Demek ki bu bana iyi geliyor.” Oysa beden çoğu zaman sessiz çalışır. Yük her zaman anında hissedilmez. Çünkü bedenin amacı, her durumu hemen reddetmek değil, uyum sağlamaktır.


İşte bu yüzden tolerans yanıltıcı olabilir. Farkındalık burada başlar. İnsan sadece “rahatsız oldum mu?” diye bakmaz. “Bu bedenimde ne yaptı?” diye bakar. Yediğinden sonra: Hafiflik mi oluştu, ağırlık mı? Enerji mi arttı, yorgunluk mu geldi?  Uzun süre dengede mi kaldı, yoksa dalgalanma mı oldu?


Bu sorular, toleransın ötesine geçer. İhtiyacı görünür kılar. Beslenme, yasaklarla kurulmaz. Ama sınırsızlıkla da dengede kalmaz. Farkındalık, bu ikisinin arasındaki dengeyi kurar. İnsan artık sadece yiyen değil, yediğini gören olur. Bu durumda: Aynı yemek bile farklı yaşanır. Aynı miktar bile farklı etki eder. Çünkü artık ölçü dışarıdan değil, bedenin içinden okunur.


Sonuç olarak: Tolerans, bedenin dayanma gücüdür. İhtiyaç, bedenin gerçek yönüdür. Farkındalık ise bu ikisini ayırabilme becerisidir.


Özetle: Tolere edebilmek yetmez, ihtiyacı görmek gerekir.  Bunu mümkün kılan ise farkındalıktır.


 Mahmut Turut  2026

bottom of page