Ulaşılabilirlik: Erdem Değil, Kendini İnkâr

Ulaşılabilir olmak çoğu zaman bir erdem gibi sunulur. Herkese açık olmak, herkese yetişmek, her talebe cevap vermek olumlu bir özellik sayılır. Oysa bu durum, sınır konulmadığında insanı kendi özünden uzaklaştırabilir.
İnsan sürekli ulaşılabilir olduğunda, kendi merkezini kaybetmeye başlar. Başkalarının beklentileri, ihtiyaçları ve talepleri belirleyici hâle gelir. Kişi kendi zamanını, enerjisini ve yönünü başkalarına göre ayarladıkça, fark etmeden kendini ikinci plana iter. Bu da bir süre sonra içsel dağınıklık ve tükenmişlik oluşturur.
Gerçek erdem, herkese açık olmak değil; neye, ne zaman ve ne ölçüde açık olunacağını bilmektir. Çünkü insanın kendine ait bir alanı, bir yönü ve bir ilkesi vardır. Bu alan korunmadığında kişi, kendi hayatını yaşamaktan uzaklaşır.
Bu nedenle denebilir ki: Ulaşılabilirlik, sınırsız olduğunda bir erdem değil, kendini inkâr hâline gelir. İnsan herkese ulaşılabilir olmaya çalıştığında, kendine ulaşamaz hâle gelebilir.
Sonuç olarak: Erdem, her zaman ulaşılabilir olmak değil; kendini koruyarak, bilinçli bir şekilde ilişki kurabilmektir. Çünkü insan ancak kendi merkezinde kaldığında hem kendine hem de başkalarına gerçekten faydalı olabilir.
— Mahmut Turut