Utanma ve Kendini Suçlama

İnsan bir olay yaşadığında yalnızca olayın kendisini yaşamaz; zihin o olayın üzerine anlamlar yükler. Kişi kendisi hakkında bir kimlik oluşturduğunda ve bu kimliğe değer yüklediğinde zihin hemen “olması gereken” düşüncelerini üretmeye başlar.
Örneğin kişi kendisini “iyi bir insan”, “başarılı bir insan” ya da “saygın bir insan” olarak tanımlamış olabilir. Bu kimliğin üzerine değerler eklendiğinde zihin şu ölçüyü üretir:
“Ben böyle davranmamalıydım.”
“Ben böyle bir hata yapmamalıydım.”
Eğer kişi bu ölçülere uymayan bir durum yaşarsa zihin hemen bir yargı üretir. Bu yargı çoğu zaman kendini suçlama şeklinde ortaya çıkar. Kişi hatanın yalnızca bir fenomen olduğunu görmek yerine kendisini yargılamaya başlar.
İşte bu noktada utanma duygusu ortaya çıkabilir. Çünkü kişi yalnızca yaptığı eylemi değil, kendisini de yargılamaktadır. Zihin kimliğini korumaya çalışırken kişi kendisini suçlu hissedebilir.
Bu nedenle denebilir ki:
Utanma çoğu zaman kişinin yaptığı eylemi değil, kendisini suçlamasından doğar.
Eğer kişi yaşanan olayı fenomen olarak görebilirse durum değişir. O zaman olay bir deneyim olarak görülür; kişi kendisini suçlamak yerine olanı fark eder.
Bu yüzden utanmanın arkasında çoğu zaman şu süreç bulunur:
kimlik → değer → olması gereken → kendini suçlama → utanma
Bilinç fenomeni gördüğünde ise bu zincir çözülmeye başlar.
Mahmut Turut 2026