top of page

Varlık ve Bilincin İlişkisi

Varlık ve Bilincin İlişkisi
00:00 / 04:02

Evren varlıklarla doludur. Taş vardır, ağaç vardır, hayvan vardır, insan vardır. Bunların hepsi olanın içinde yer alır. Olan, yani varlık, akışın içinde ortaya çıkar ve varlığını sürdürür. Taş vardır, ağaç büyür, hayvan yaşar. Bu varlıkların hepsi olanın bir parçasıdır. Fakat insanı diğer varlıklardan ayıran önemli bir özellik vardır: bilinç.

İnsan yalnızca var olan bir varlık değildir; aynı zamanda var olanla ilişki kurabilen bir varlıktır. Çünkü insanda bilinç vardır. Bilinç olanı fark edebilir, onunla ilişki kurabilir, onu yorumlayabilir ya da onu olduğu gibi görebilir. Bu nedenle insanın hayatı yalnızca olayların yaşanması değildir; aynı zamanda bilincin olanla kurduğu ilişkidir.

Bilinç olanla iki farklı şekilde ilişki kurabilir.

Birinci ilişki biçimi özdeşleşmedir. Bilinç olanla özdeşleştiğinde fenomen yalnızca bir olay olarak kalmaz; benliğin bir parçası haline gelir. Bir düşünce geldiğinde kişi “ben böyle düşünüyorum” der. Bir duygu ortaya çıktığında “ben öfkeliyim”, “ben kırıldım” diye hisseder. Bir olay gerçekleştiğinde “bu benim başıma geldi” diye taşımaya başlar. Bu durumda fenomen yalnızca görülmez; yaşanır ve taşınır. Bilinç burada fenomenle birleşmiş gibidir. Kimlik oluşur, beklentiler doğar ve zamanın yükleri ortaya çıkar.

İkinci ilişki biçimi ise özdeşleşmemektir. Bilinç fenomeni olduğu gibi gördüğünde fenomen yalnızca bir olay olarak kalır. Bir düşünce geldiğinde “bir düşünce geldi” denebilir. Bir duygu ortaya çıktığında “öfke ortaya çıktı” diye fark edilebilir. Bir olay yaşandığında onun yalnızca gerçekleşmiş bir fenomen olduğu görülebilir. Bu durumda fenomen benliğe yapışmaz; yalnızca görülür. Bilinç fenomenle birleşmez, onu seyreder.

İnsan deneyiminde çoğu zaman bu iki durum bir süreç halinde ortaya çıkar. İnsan çoğu zaman önce fenomenle özdeşleşir. Duygu yükselir, düşünce güçlenir, olay zihinde büyür. Fakat bir noktada özdeşleşme gevşeyebilir. İnsan yaşadığı şeyi fark etmeye başlar. “Şu anda öfke var”, “şu anda zihnim bunu büyütüyor” diyebilir. İşte bu anda özdeşleşme çözülür ve fenomen yeniden fenomen olarak görünür.

Bu nedenle insanın varlıkla kurduğu ilişki tek bir biçimde değildir. İnsan olanla üç farklı şekilde karşılaşabilir:

Önce fenomen ortaya çıkar.

Bilinç onunla özdeşleşebilir.

Ya da özdeşleşme çözülerek fenomen yeniden görülebilir.

İşte insanı diğer varlıklardan ayıran temel özellik burada ortaya çıkar. Taş yalnızca vardır, ağaç yalnızca büyür, hayvan çoğu zaman yalnızca yaşar. Fakat insan hem yaşayabilir hem de yaşadığını fark edebilir. İnsan fenomenin içinde kalabilir ya da fenomeni görebilir.

Bu yüzden insanın hayatı yalnızca olayların toplamı değildir; bilincin olanla kurduğu ilişkinin hikâyesidir. Ve insanın dönüşümü çoğu zaman şu anda başlar: kişi yaşadığı şeyi yalnızca yaşamayı bırakıp görmeye başladığında.

Mahmut Turut 2026

bottom of page