top of page

Varoluşsal Uyanıklık ve Yaşamak

Varoluşsal Uyanıklık ve Yaşamak
00:00 / 01:04

“Dünyadaki insanların büyük çoğunluğu varoluşsal olarak ölüdür” ifadesi,

biyolojik bir durumu değil,

bilinç durumunu anlatır.

İnsanlar yaşar, hareket eder, düşünür, üretir.

Ama çoğu zaman bu yaşam,

alışkanlıkların, koşulların ve otomatik tepkilerin içinde geçer.

Bu durumda kişi yaşar,

ama yaşadığını görmez.

Varoluşsal olarak “ölü” olmak,

farkındalığın kapalı olmasıdır.

Kişi:

• neden böyle düşündüğünü bilmez

• neden böyle hissettiğini görmez

• neden böyle davrandığını sorgulamaz

Yaşam, bir tekrar hâline gelir.

Varoluşsal olarak “canlı” olmak ise

bilincin uyanmasıdır.

Kişi:

• kendini gözlemler

• içsel süreçlerini fark eder

• otomatik değil, bilinçli yaşar

Bu durumda yaşam sadece sürmez,

aynı zamanda görülür.

Bu yüzden mesele yaşamak değil,

uyanık yaşamaktır.

Çünkü farkındalık yoksa

yaşam bir akış değil,

bir tekrar olur.

Sonuç olarak:

İnsanlar biyolojik olarak canlı olabilir,

ama bilinçleri uyanmadıkça

varoluşsal olarak uyku hâlinde kalırlar.

Aksiyom

Yaşamak yetmez,

görmek gerekir.

Mahmut Turut – 2026

bottom of page