top of page

Yükü Seyredebilir Hâle Gelmişsen Olmuşsun Demektir

Yük, yaşanırken görülmez; görülmediği sürece de taşınır. Taşınan her şey, bilinci kendine bağlar ve onu parçada tutar. Bu yüzden yük, bir ağırlıktan çok bir konum göstergesidir. Yükü seyredebilir hâle gelmek ise, bu konumun değiştiğinin açık işaretidir. Artık bilinç yükün içinde değil, yükün karşısındadır. İşte bu an, “olmak” dediğimiz eşiğin geçildiği andır.

Yükü seyredebilmek, yükten kurtulmak değildir. Yük hâlâ orada olabilir; koşullar, beden, ilişkiler ya da yaşamın akışı değişmemiştir. Değişen tek şey, bilincin durduğu yerdir. Bilinç, yükle özdeşleşmeyi bıraktığında, yük bir kader olmaktan çıkar ve bir görüntü hâline gelir. Görüntüye dönüşen şey ise artık bilinci yönetemez. Yönetemeyen şey de yük olmaktan başlar kopmaya.

Parçalı bilinçte yük “benimdir”. “Ben bu yüküm”, “ben bunu taşıyorum” denir. Bu dil, özdeşleşmenin dilidir. Özdeşleşmenin olduğu yerde seyir yoktur; sadece taşıma vardır. Taşıma, bilincin içine düştüğü bir hâlidir. Bu hâlde insan, yükü azaltmaya, hafifletmeye ya da katlanmaya çalışır. Oysa bu çabaların tamamı, yükle kurulan ilişkinin içinde kalır.

Yükü seyredebilir hâle gelmek, bu ilişkinin çözülmesidir. Bilinç, yükle arasına mesafe koyduğunda, yük ilk kez görünür olur. Görünürlük, farkındalığın kendisidir. Bu farkındalık bir başarı ya da kazanım değildir; bilincin kendi yerine dönmesidir. Yükü gören bilinç, artık yük değildir. Bu yüzden seyir, bilincin özgürlük hâlidir.

“Olmak” tam da burada başlar. Olmak, yüklerin ortadan kalkması değil; yüklerin bilinci tanımlayamaması hâlidir. Yük varken de olunabilir; yeter ki yük, bilincin yerine geçmesin. Seyir hâlindeki bilinç, olanı inkâr etmez, bastırmaz, değiştirmeye zorlanmaz. Olanı olduğu gibi görür. Görülen şeyle özdeşleşmeyen bilinç, artık bütünde durur.

Bu nedenle denebilir ki: Yükü seyredebilir hâle gelmişsen, artık taşıyan değilsindir. Taşıyan olmadığında yük, işlevini kaybeder. Yük artık seni sürükleyen bir ağırlık değil, bilincin nerede durduğunu hatırlatan bir işarettir. Bu işareti görebilmek, bilincin yerine gelmiş olmasının en sade ve en kesin kanıtıdır.

Sonuç olarak, olmak bir unvan, bir mertebe ya da bir hedef değildir. Olmak, bilincin kendi yerinde durmasıdır. Ve bilincin kendi yerinde durduğunun en net göstergesi şudur:

Yük vardır, ama sen yük değilsindir.

Yükü seyredebilir hâle gelmişsen, olmuşsun demektir.

Mahmut Turut – 2026

bottom of page