top of page

Yük Beklentiden Değil, Tutunmadan Doğar

Yük Beklentiden Değil, Tutunmadan Doğar
00:00 / 01:04

İnsan hayatın içinde sürekli beklentiler üretir. Birine selam verir, karşılık bekler. Bir iş yapar, takdir edilmesini ister. Bir ilişki kurar, anlaşılmayı umar. Zihin için bu doğaldır çünkü zihin sürekli “olması gereken” üretir.

Bu üretim başlı başına bir sorun değildir. Sorun, bu beklentilerin fark edilmeden sahiplenilmesidir.

Bir olay gerçekleşir. Birine selam verilir. Bu bir fenomendir; olur ve tamamlanır. Ardından zihin devreye girer ve “o da selam vermeli”, “nezaket bunu gerektirir” gibi düşünceler üretir. Artık ortada olan ve olması gereken olmak üzere iki alan vardır.

Eğer kişi burada yalnızca olanı görebilirse süreç sade kalır. Karşı taraf selam vermez ve olay biter. Fakat çoğu zaman kişi zihnin ürettiği beklentiye tutunur. Bu tutunma fark edilmediği için gerçek sanılır. Gerçek ile beklenti karşı karşıya geldiğinde çatışma doğar ve yük ortaya çıkar.

Yük, selam verilmemesinden doğmaz. Yük, “vermeliydi” düşüncesine tutunmaktan doğar. Bu fark ince ama belirleyicidir.

Beklenti her zaman olabilir çünkü zihin üretir. Fakat bilinç yerinde olduğunda bu üretim görülür. Görülen beklenti kişiyle birleşmez, sadece bir düşünce olarak kalır. Bu durumda beklenti vardır ama yük yoktur.

Bilinç yerinde değilse kişi beklentiyle özdeşleşir. Bu düşünce artık sadece bir düşünce değildir, kişinin gerçeği haline gelir. Bu gerçek kırıldığında kişi de sarsılır. Kırgınlık, öfke ve hayal kırıklığı doğrudan olaydan değil, zihnin kurduğu “olması gereken”e tutunmaktan ortaya çıkar.

Bu yüzden mesele beklentisiz olmak değildir. Mesele beklentiyi görebilmektir. Görülen beklenti çözülür, görülmeyen beklenti yük olur.

İnsan hayatındaki birçok gerilim olayların kendisinden değil, bu görünmeyen tutunmalardan kaynaklanır. Kişi durup baktığında “ben bir şey yaptım”, “zihin bir beklenti üretti” ve “gerçek farklı gelişti” diyerek bunu fark edebilir. Bu fark ediş yükü doğmadan çözer çünkü kişi artık çatışmanın içinde değil, onu görmektedir.

Sonuç olarak yük, beklentinin gerçekleşmemesinden değil, beklentiye tutunmaktan doğar. İnsan bunu gördüğünde hayatın içinde kalır ama onun altında kalmaz.

Mahmut Turut 2025

bottom of page