Yük ve Farkındalık

Yüksüz gördüğüm her şey farkındalıktır.
Çünkü yük, olanın kendisinde değil; bilincin olanla kurduğu ilişkidedir. Olan, kendi başına ağır değildir. Ağırlık, bilincin taşımasıyla başlar.
Bir şeyi yükle görmek, ona anlam eklemek demektir.
Yorum, beklenti, korku, umut ve sahiplenme; hepsi yük üretir. Bilinç bu eklemeleri yaptığında, olan artık olduğu gibi değildir. Taşınır, devam ettirilir, zamana yayılır. Böylece olan, yük hâline gelir.
Yüksüz görmek ise eklememektir.
Düzeltmemek, tamamlamamak, sahiplenmemektir. Bilinç aradan çekildiğinde, olan olduğu gibi kalır. Bu hâlde görülen şey, ne parça olur ne sorun; yalnızca görünür olur.
Farkındalık, işte bu yüksüz görme hâlidir.
Bir çaba değildir. Bir beceri ya da kazanım değildir. Farkındalık, bilincin taşıma alışkanlığının durmasıdır. Taşıma durduğunda, yük de kendiliğinden düşer.
Yüksüz görülen şey, bütündür.
Çünkü ayrım yükle başlar. Yük kalktığında ayrım da kalkar. Parça, yükle birlikte ortaya çıkar; yük düştüğünde parça da düşer.
Bu nedenle farkındalık, hayatı hafifletmez;
hayatı yük olmaktan çıkarır.
Yüksüz gördüğüm her şey farkındalıktır.
Ve farkındalıkta olan,
olduğu gibi kalır.
Mahmut Turut-2026