top of page

Yük ve Zamansal Taşıma

Yük ve Zamansal Taşıma
00:00 / 01:04

İnsan hayatında birçok olay yaşanır. Bir söz duyulur, bir davranış görülür ya da bir durum ortaya çıkar. Bu yaşananlar önce fenomen olarak ortaya çıkar ve akış içinde gerçekleşir. Fenomen yaşandığı anda vardır; daha sonra akış içinde geçer ve geride kalır.

Fakat insan zihni yaşanan fenomenleri yalnızca görmekle kalmaz; onları değerlerle değerlendirir. İnsan zihninde saygı, adalet, doğruluk, sevgi gibi çeşitli değerler bulunur. Bu değerler zihnin olayları değerlendirmesi için bir ölçü oluşturur.

Değer tek başına bir yük değildir. Değerler insanın dünyayı anlamlandırmasına yardımcı olan ölçülerdir. Ancak bir fenomen ortaya çıktığında zihin bu fenomeni sahip olduğu değerlerle karşılaştırmaya başlar. İşte bu noktada yorum ortaya çıkar.

Örneğin bir söz duyulduğunda bu yalnızca bir fenomendir. Fakat zihinde “insanlar bana saygılı konuşmalıdır” gibi bir değer varsa, zihin yaşanan durumu bu ölçüyle karşılaştırır. Eğer fenomen bu ölçüyle uyuşmazsa zihin şu yorumu üretebilir: “Bana saygısızlık yapıldı.”

İşte yükün başlangıcı çoğu zaman burada ortaya çıkar. Çünkü zihin artık yalnızca fenomeni değil, fenomen hakkında ürettiği yorumu yaşamaya başlar. Olay geçmişte kalmış olsa bile zihin bu yorumu tekrar tekrar hatırlayabilir ve kişi bu anlamı zihninde taşımaya devam edebilir.

Bu nedenle zamansal taşıma çoğu zaman olayın kendisinin taşınması değildir. Olay akış içinde gerçekleşmiş ve bitmiştir. Taşınan şey çoğu zaman değerin kendisi de değildir. Taşınan şey, fenomen ile değer arasındaki karşılaştırmadan doğan yorumdur.

Bu yüzden denebilir ki:

Fenomen geçer.

Değer ölçü olarak kalır.

Yük ise değerin yorumunun taşınmasıdır.

Başka bir ifadeyle insan geçmişte yaşanan olayları değil, çoğu zaman o olaylara yüklediği anlamı ve yorumu taşır. Bu nedenle geçmişin ağırlığı çoğu zaman olayların kendisinden değil, zihnin ürettiği yorumların sürdürülmesinden doğar.

Mahmut Turut 2026

bottom of page