Yan Yana Seyir

Bilinç yerindeyse,
zamandaki fenomeni seyrederken
onu ardışık olarak değil,
yan yana seyreder.
Zaman akmaya devam eder;
ama bilinç, akışın içine düşmez.
Yan yana seyir,
fenomenlerin aynı anda olmasından değil,
bilincin onları aynı açıklıkta görmesinden doğar.
Bir olay biterken diğeri başlamaz;
ikisi de,
bütünün zamandaki yüzleri olarak
birlikte görünür.
Bilinç yerinde olduğunda
zaman inkâr edilmez.
Geçmiş silinmez,
gelecek reddedilmez.
Ama hiçbiri yük hâline gelmez.
Çünkü bilinç,
zamanı taşımaz;
zaman bilincin önünden akar.
Bu hâlde bir ses,
bir hareket,
bir düşünce
birbirini itmez.
Öncelik yoktur,
acele yoktur,
yetişme kaygısı yoktur.
Fenomenler sıraya dizilmez;
birlikte açılır.
Yan yana seyir,
durgunluk değildir.
Hayat durmaz.
Eylem vardır.
Ama eylem,
bir sonuca ulaşmak için yapılmaz.
Yapılır ve geçer.
İz bırakmaz,
yük üretmez.
Ardışıklık,
bilincin parça ile özdeşleştiği yerde başlar.
Orada her şey sıralanır:
önce bu, sonra şu…
Zaman daralır,
şimdi sıkışır,
hayat ağırlaşır.
Oysa bilinç yerindeyse
ardışıklık çözülür.
Fenomenler,
yan yana seyredilir.
Bu seyir,
bilincin en yalın hâlidir.
Çünkü bilinç yerindeyken
gördüğü şeyleri yönetmez,
anlamlandırmaz,
düzeltmez.
Sadece görür.
Ve işte bu yüzden:
Bilinç yerindeyse,
zamandaki fenomenler
ardışık değil;
yan yana seyredilir.
Mahmut Turut, 2026