Yazı ya Yorumdur ya Yüktür

Yazılan her metin ilk bakışta bir yorum gibi görünür. Çünkü dil, olanı ifade ederken anlam verir ve bu anlam zihnin alanına aittir.
Fakat burada belirleyici olan yazının kendisi değil, nasıl yaşandığıdır.
Eğer yazı farkındalıktan doğuyorsa, bu bir yorumdur. Kişi hem olanı hem de zihnin ürettiği anlamları görür. Bu durumda yazılan şey yaşanmaz, sadece ifade edilir. Yorum vardır ama taşınmaz. Bu nedenle yük oluşmaz.
Fakat yazı kabule dayanıyorsa durum değişir.
Kişi gördüğünü değil, doğru kabul ettiğini yazar. Bu yazı artık sadece bir ifade değildir. Yaşanan bir şeye dönüşür. Savunulur, korunur ve taşınır. Bu noktada yazı yorum olmaktan çıkar, yük hâline gelir.
Bu yüzden yazının yorum mu yoksa yük mü olduğu, onun yaşanıp yaşanmadığıyla ilgilidir.
Görmenin amacı da burada ortaya çıkar.
Görmek, yorumun görülmesini sağlar. Yorum görüldüğünde yaşanmaz. Yaşanmadığında ise yük oluşmaz.
Sonuç olarak yazı ya görülen bir yorumdur ya da yaşanan bir yüktür. Farkı belirleyen şey, farkındalığın olup olmamasıdır.
Mahmut Turut 2026