top of page

Yerinde Olmak

Yerinde Olmak
00:00 / 01:04

Parkta yürürken bir hâl belirir.

Görülen her şey, olduğu gibi görünür.

Ağaçlar, insanlar, sesler, hareketler…

Hiçbiri eksik değildir.

Hiçbiri fazla değildir.

İçinden şu cümle geçer:

“Bu olmamış” denmez.

“Olması gereken bu değil” denmez.

Sadece olan vardır.

Bu hâl, “olması gerekeni bulmak” değildir.

“Olanın zaten yerli yerinde olduğunu görmek”tir.

Bu bir telkin değildir.

Bir kabulleniş değildir.

Bir anlamlandırma hiç değildir.

Zihin susmuştur.

Karşılaştırma bitmiştir.

Parça merkez olmaktan düşmüştür.

Bilinç zamandan çekildiğinde,

olan bütündeki yerinden görünür.

Artık fenomen sana bir şey söylemez.

Sen ona bir şey yüklemezsin.

Ve içten şu açıklık doğar:

“Bu, olduğu hâliyle tamam.”

Ama bu bir yargı değildir.

Bir teslimiyet de değildir.

Bu, seyirdir.

Bu hâlde:

Zihin geri çekilmiştir.

Ego merkez olmaktan çıkmıştır.

Akış sorun olmaktan düşmüştür.

Ortada düzeltilmesi gereken bir şey yoktur.

Savunulması gereken bir şey yoktur.

Sadece eşlik vardır.

Bu bir seviye değildir.

Ulaşılacak bir yer değildir.

Tutulacak bir hâl hiç değildir.

Olduğunda fark edilir.

Gittiğinde aranmaz.

Çünkü bu hâl,

bir kazanım değil,

bilincin kendi yerinde olmasıdır.

Aksiyom:

Olan değiştiği için huzur gelmez;

olan yerli yerinde görüldüğünde huzur zaten vardır.

Mahmut Turut 2025

bottom of page