Zamandaki Görünen Çokluk, Zamansızlıktaki Tekliğin Açılımıdır

I. Teklik ve Çokluk Arasındaki Yanlış Ayrım
Zihin, teklik ile çokluğu karşıtlık gibi algılar.
Tekliği durağan, çokluğu hareketli;
tekliği soyut, çokluğu somut;
tekliği gizli, çokluğu görünür sayar.
Oysa bu ayrım zihinseldir.
Varlık düzeyinde böyle bir bölünme yoktur.
Teklik, çokluğun karşıtı değildir.
Çokluk, tekliğin bozulmuş hâli değildir.
Çokluk, teklikten kopmaz;
çokluk, tekliğin zamandaki görünüşüdür.
Bu nedenle teklik “arkada” aranmaz,
çokluğun “ötesinde” kurgulanmaz.
Teklik, çokluğun içinde saklı değildir;
çokluk, tekliğin dışında değildir.
II. Zamansızlık ve Zamanın Yanlış Anlaşılması
Zamansızlık, zamanın yokluğu değildir.
Zaman da zamansızlığın karşıtı değildir.
Zaman:
•ölçülebilen,
•sıralanan,
•parçalara ayrılabilen akıştır.
Zamansızlık ise:
•ölçülmez,
•sıralanmaz,
•bölünmez.
Ama bu iki alan iki ayrı varlık katmanı değildir.
Bunlar, aynı bütünün iki farklı görünme biçimidir.
Zamansızlık, teklik hâlidir.
Zaman, bu tekliğin açılım alanıdır.
Bu yüzden:
Zamanda görünen her şey,
zamansızlıktaki tekliğin bozulması değil,
ifadesidir.
III. Açılım Nedir, Ne Değildir?
“Açılım” kelimesi burada belirleyicidir.
Açılım:
•çoğalma değildir,
•bölünme değildir,
•parçalanma değildir.
Açılım:
•tekliğin kendini dağıtması değil,
•kendini görünür kılmasıdır.
Bir müzik parçası notalara ayrıldığında
müzik bozulmaz.
Aksine, duyulur hâle gelir.
Çokluk, teklik için duyulur olma hâlidir.
Bu yüzden:
Çokluk, tekliğin eksilmesi değil;
tekliğin işleyişidir.
IV. Görünen Nedir?
Görünen şeyler, “şey” değildir.
Onlar fenomendir.
Fenomen:
•nesne değildir,
•açıklama değildir,
•mesaj değildir.
Fenomen, işarettir.
Ama işaret, bir anlam taşımaz.
İşaret, bir konuma çağırır.
Zamandaki çokluk,
zamansızlıktaki tekliği anlatmaz;
ona işaret eder.
Bu nedenle bütün, sözle yakalanamaz.
Söz yalnızca yön gösterir.
Bütün, görünenlerin toplamı değildir.
Görünenler, bütünün zamandaki yerleridir.
V. Bilincin Konumu Meselesi
Aynı çokluk,
iki farklı bilinç konumunda
iki farklı gerçeklik üretir.
Parçalı bilinçte:
•çokluk olay olur,
•zaman yük olur,
•görünen açıklanır,
•olması gereken üretilir.
Bütünsel bilinçte:
•çokluk oluş olur,
•zaman seyir olur,
•görünen işaret olur,
•olan yeterlidir.
Bu fark, görünen şeyde değil;
bilincin durduğu yerde ortaya çıkar.
Bütün, bilince göre değişmez;
bilincin bütünü görme kapasitesi değişir.
VI. Olay ve Oluş Ayrımı
Olay:
•kesittir,
•kopuktur,
•zihinsel birimdir.
Oluş:
•süreklidir,
•çelişkisizdir,
•bilincin temas ettiği bütündür.
Zamandaki çokluk,
olay olarak algılandığında yük üretir.
Aynı çokluk,
oluş olarak görüldüğünde
yük çözülür.
Bu nedenle:
Zamandaki çokluk,
zamansızlıktaki tekliğin
oluş hâlidir.
VII. Sonuç Yerine (Sözün Sustuğu Yer)
Zamandaki görünen çokluk,
zamansızlıktaki tekliğin açılımıdır.
Bu cümle:
•açıklama değildir,
•öğreti değildir,
•bilgi değildir.
Bu cümle bir işarettir.
Gören için yeterlidir.
Açıklamak isteyen için ise daima eksik kalır.
Çünkü:
Bütün, söylenmez.
Bütün, ancak
zamandaki çoklukta sessizce fark edilir.
Mahmut Turut, 2025