top of page

Zarar Bilinçten Doğar, Elden Değil

Zarar Bilinçten Doğar, Elden Değil
00:00 / 01:04

“Doğaya zarar veren insanın bilincinin yeridir, eli değil.” Bu ifade, eylemin kaynağını bedenden alıp bilince yerleştirir. El yalnızca bir araçtır; belirleyici olan, o elin hangi bilinç konumundan hareket ettiğidir. Dışarıdan bakıldığında zarar, fiziksel bir temasın sonucu gibi görünür. Oysa daha derinde, bu temasın yönünü belirleyen şey bilincin nerede durduğudur.

Parçadan bakan bilinç, kendini bütünden ayrı görür. Doğa bu bakışta “öteki”, “kullanılacak” ya da “dönüştürülecek” bir nesne hâline gelir. Bu durumda el, seyreden bir araç olmaktan çıkar; müdahale eden, dönüştüren ve hükmeden bir araca dönüşür. Zarar burada başlar. Çünkü bilinç, akışla uyum içinde değildir; akışı kendi ölçüsüne uydurmaya çalışır.

Bütünsel bakışta ise durum değişir. İnsan kendini doğanın dışında değil, akışın içinde görür. Doğa karşıda duran bir şey olmaktan çıkar; aynı bütünün açılımı olarak görülür. Bu durumda el yine hareket eder, fakat bu hareket zarar üretmez. Çünkü hareket, sahip olma ya da kontrol etme isteğinden değil, uyumdan doğar. Müdahale yerini temasın doğal akışına bırakır.

Bu nedenle zarar, kas gücünden değil bilinçteki ayrımdan doğar. Tahribat teknolojinin sonucu değil, parçalı bakışın dışa yansımasıdır. Sorumluluk ise yapılan eylemde değil, eylemi doğuran bakışın yerindedir.

Sonuç olarak doğa ile çatışan insan, aslında doğayla değil, kendi bilincinin konumuyla çatışıyordur. El yalnızca bu çatışmayı görünür kılar. Asıl belirleyici olan, elin nereden baktığıdır.

Mahmut Turut – 2025

bottom of page