top of page

Zihin, Bilinç ve Üretim

Zihin, Bilinç ve Üretim
00:00 / 01:04

Bir sağlık kuruluşu kurmak, bir bina yapmak, bir fabrika inşa etmek, bahçeye ağaç dikmek ya da bir traktör üretmek… Bunların hepsi bilgiye dayanır. İnsan bu tür işleri yapabilmek için hafızasında biriken bilgi ve deneyimlerden yararlanır. Plan yapmak, ölçmek, hesaplamak ve üretmek zihnin alanına girer. Bu nedenle böyle işler çoğu zaman zamanın içinde gerçekleşen faaliyetlerdir.


Fakat burada önemli bir ayrım vardır. Zihnin kullanılması ile zihnin merkez olması aynı şey değildir. Bir insan bina yaparken, fabrika kurarken veya bir araç üretirken elbette hafızadan yararlanır. Bilgi olmadan bu tür işler yapılamaz. Bu nedenle zihin bir araç olarak gereklidir. Ancak zihin merkez hâline geldiğinde insan yaptığı işle kolayca özdeşleşebilir. Kurduğu fabrika, yaptığı bina veya sahip olduğu üretim onun kimliğinin bir parçası hâline gelebilir. Böylece kimlik, değer ve beklentiler ortaya çıkar ve zamanla yük oluşabilir.


Bilinç yerinde olduğunda ise durum farklıdır. İnsan yine aynı işleri yapabilir; fabrikalar kurulabilir, hastaneler açılabilir, binalar yapılabilir, traktörler üretilebilir. Fakat kişi bunlarla özdeşleşmez. Kimlik, değer ve başarı ortaya çıksa bile bunların hepsi birer fenomen olarak görülebilir. Bu durumda zihin gerekli olduğunda kullanılır, fakat merkez hâline gelmez. İnsan zamanın içinde çalışır fakat zamanın içinde kaybolmaz.


Bu nedenle bilinç yerinde olan bir insan gerektiğinde parçadan bakabilir, gerektiğinde bütünden bakabilir. Parçadan bakmak üretim ve uygulama için gereklidir; bütünden bakmak ise insanın yaptığı şeyin içinde kaybolmamasını sağlar.


Kısacası: Üretmek için zihin gerekir. Kaybolmamak için bilinç gerekir. Bilinç yerinde olduğunda insan zihni kullanır, fakat zihnin kurduğu yüklerin içinde kaybolmaz. Böylece kimlikler, değerler ve başarılar ortaya çıksa bile hepsi birer fenomen olarak görülebilir.


Mahmut Turut  2026

bottom of page